11 Aralık 2009 Cuma

aslı şimal









bu gülüşler bazen zoraki olmuş olsa da harikalar değil mi...(lekelere nazarlık gözüyle bakar,hiç mi hiç önemsemeyiz...biz adanalıyız)

09 Aralık 2009 Çarşamba

kitapsever



aslının kitap sevgisinden bahsetmiştim..ama bizim kitaplara sulanıp onları da yıpratmasa daha iyi olacak..coğrafya öğretmeni olmasını da istemediğimden onu bunlardan uzak tutmaya çalışıyorum ama nafile galiba...


























öyle bir sevgi ki uyumaya bile onsuz razı olmuyor....








02 Aralık 2009 Çarşamba

ha kek ha pankek


bu sabahların bi anlamı olmalı..ya da bende bir sorun...daha dün nişantaşı ve bilumum osmanbey vitrinlerine bakarken zayıflamalıyım dedim.bi beş kilocuk daha...gerekenler yapıla diye tembihlenerek eli boş döndüm eve..arzu abla bi poşet dondurulmuş vişne verdi...aklımdan neler neler geçmiyor ki...vişneli turta en ağır basanı...allahtan tembelliğim çok ağır bastı da komposto olarak sağlıkla sonlandı vişnenin ömrü...sabaha ne demeli...güye diyetimin başlangıcı olacaktı bu sabah..ben ne yaptım....gelebilecek arkadaşları aradım,kahvaltıya gelsinler diye...gelemediler...koptu ipler bende..çay koydum ocağa,aslının yumurtaları cezveye kaynamaya bırakıldı,iki patates soyulup doğrandı,pankek için kollar sıvanıp,tarif defteri açıldı...sonuç:en az 3 pankek,fıstık ezmesi,kaymak,bal,çokokrem,erik reçeli,labne gibi evdeki tüm bol kalori yiyeceklerle tüketildi..işte benim rejim anlayışım...özrüm diyet yapamamak..bilmediğimden,,hiç o psikolojiye giremediğimden..zaten bugüne kadar da hiç diyet yapmama gerek olmamıştı...bu da bana nokta olsun...(pankek güzeldi ama,yapacaklara uyarı,ateşi çok açmayın,kısık ateşte daha güzel oluyor...)




geçen geceden bir anı yazmazsam içimde kalır,sonra da unutur giderim..pzt yi salıya bağlayan gece...ben harala gürele sınav hazırlıyorum,mustafa karşımda horul horul uyuyor,aslı da hakeza öyleydi...aslı akşam sekizde uyumuştu yolda..hala o uykuyla devam ediyordu..ve o an anneee diye uynadı..gittim,karyolasında oturmuş,gözler faltaşı gibi...uynaık yani..kucağıma aldım,baba dedi,onu ordu yani..uyuyo dedim,o andan mustafa öksürdü,o da baba öhö öhö dedi,onu taklit etti..beni aldı mı bir korku,lan bu şimdi uyanırsa ne halt edicem,sınavlar ne olcak..devamı da geldi uyanıklığınişifonyerin üzerindeki kedileri gördü,tedi deyip istedi,dös (göz) diyip kedinin gözlerini gösterdi,sonra da kendi gözlerini..etrafa bakıyo,fosforlu zımbırtılar var ya geceleri yanan,onlara bakıp yüz ifadesini gülen surat gibi yaptı...ve bunlar esnasında sürekli iki minik eliyle yanaklarımdan tutup öpüyo,kollarını sarıyo boynuma..o an dedim sesli sesli "öldür beni,öldür beni"..o ne mutluluk hissidir yarabbim...bi zamanlar mıncıklamaya çekindiğiniz bebeğiniz,büyümüş de sizi mıncıklıyo,öpüyo,sarılıyo,kulaklarımdan tutup kafamı sağa sola çevirip güya beni güldürüyo...hem korku hem de mutluluk dolu bir yarım saatti..peki bana kaç saate mal oldu..iki saat uykuya dalmada zorlandı...benim sınavlar da pek bi kolay oldu...özensiz gibi geldi...


mandalina,muhallebi,priz,topaç,kurbağa,sinek,kitap,leylek,yaşasın,yıldız,yaprak,güneş, bu aralar en sevdiğimiz kelimeler....sebebi de ona aldığım ilkokul 1 okuma kitapları sayesinde..çok sevdi küçük hikayeleri,çizimleri de çok şeker...renkler canı,en güzeli de isterse parçalasın,içim yanmaz,1 tl ye nt den aldım,iki tane alana 1 tane bedava..günde en az 20 kere hatmediyoruz desem ne kadar karda olduğumuz ortaya çıkar....




30 Kasım 2009 Pazartesi

a ay (a luna )

''gör diye!ne diye bunca zahmet?göstermek daha mı önemli?her gördüğünü gösterebiliyor musun?söylesene, her gördüğünü gösterebiliyor musun?rüyalarının fotoğrafını çekebiliyor musun?işığın yetiyor mu?netliğini ayarlayabiliyor musun?görmeyi, sadece görmeyi biliyor musun?hem, ne göstereceksin?haberleşmek için mi?kimlerle?kendinle habersiz kaldın mı hiç?gösterilemeyen şeyler görüyorum ben.gör, sadece gör!''

geçen perşembe,okul yarım gün olduğundan kendime bayram izni verdim..hem okul hem de çocukluk arkadaşım faziletle maçkadan yürüyüp istiklalin sonuna kadar gittik.sinemaya o tek başına gidecekti,ben de asla tek göndermem,kız başına gidilir mi,biri yoldan çevirir diyerekten peşine takıldım..vizyon vya değil,hiç önemi yoktu..iki seneden beri gidemediğim Tarık Zafer Tunaya kültür merkezindeki film gösterimlerine bakalım,dişimize göre bişi olmazsa vizyondaki bi filme gireriz dedik...önce galata mevlevihanesinin sokağındaki o küçük şirin camide öğle namazlarımızı kıldık,ortamın huzuru öyle sarıcıydı ki,zaman çabuk geçmiş,yemek yemeye vakit bulamadan filme girdik..a ay...siyah beyaz....adını da duymamışım...en kötü ihtimalle uyuruz dedik ve girdik...(fiyat öğrenci 2.5 tl,tam 3.5 tu galiba..biz eski alışkanlıkla öğrenci aldık,1 tl kardayız.) öncesinden bilgimiz olmadığından çok eski sandık filmi,izliyoruz ama film durağan,yavaş akıyor,zaten pek bi sanat filmi,belli...e bi de okul çıkışı,önceki geceden uykusuz olan benim gözler düşmeye başladı...bi ara koptum 10 dk..iyi geldi,ondan sonra canlı ferli izledim tamamını filmin.güzeldi,diyaloglar basit cümlelermiş gibi gelse de ilk anda,derindi..derin acılar vardı..en çok da yekta (filmin az oyuncularından biri) nın annesini görme çabaları artık anne olduğumdan mıdır nedir,çok etkiledi beni...uyuklarak izlesem de güzel olduğunu anladığım,bugün de ufak bi arama yaptığımda iyi,sağlam olduğunu tescil ettiğim bir filmdi...bu hafta da bi kaçamak yapabilir miyim,bilmiyorrum..9.sınıfların sınavlarını yapmam lazım..belki yarın gidebilirim....


not:tzt kültür merkezinde seanslar 14.00,16.30 ve 19.00 yanlış hatırlamıyorsam...fiyatları yazmıştım zaten..pzt hariç her gün üç seans var...vizyondan çıkalı 1 sene felan olan sanat filmleri ağırlıkta..özellikle avrupa filmleri gösterime giriyor..hangi filmlerin oynayacağı tzt nin aylık-dönemlik broşürlerinde yazıyor..isteyenler sitesinden de bakabilir...


not 2:sinemada uyumak kadar tatlı bir şey yok...buna benzer diğer uyku ise soğuk bir günde otobüste kısacık da olsa doyurucu bir uyku çekmek....hele de vize-final dönemlerinde....

24 Kasım 2009 Salı

okulu kırdım çünkü bugün öğretmenler günü

hayatımın en güzel ve en keyifli köğretmenler günü...çünkü öğleden sonra okulu KIRDIK hehehe...sarıgül amcamız bize beni pek sarmayan sarar marka fular hediye etti,bank asya dan öğretmen acandası aldım..hasılat iyiydi bu sene anlayacağınız...öğle sonrasında okulumuzun benim ilk defa katıldığım geleneksel yemeği vardı,emekli olmuş dede ve nine öğretmenlerimizle tanıştık,biz pek bi bebe kaldık onların yanında...son iki dersimin olduğu sınıf tüymüş yemek var diye,ben de fıydım o an...eve erken geldim,çoook uzun zamandan beri ilk kez desem yalan olmaz...

evi topladım,makineye çamaşır attım,aslı uyandı,yan daireden geldi,şimdi keyif yapıyoruz,o molfix reklamını sevindirik bir şekilde izliyo,sayfanın diğer yarısında da ben buraları çiziktiriyorum...babası gelince de bayram için kıyafet almaya gideceğiz (ne bana ne ASLIYA,babaya babaya)

domuz gribi ne alemde diye soranlara.....sormasanız da söyliimm...bir sürü domuz gribi olmuş arkadaş var,birinci elden gördüm,korkulacak yanı yok gibi..onlar da normal insan ...:)))aslı için tedirginiz ama aşı olmuyoruz allahın izniyle...beni arada sırada yoklasa da griple aramı iyi tutuyorum bu aralar..salı,cumartesi ve dün olmak üzere bir haftada 3 gün yatıp dinlenip ayağa kalktım,bugün ve bu haftadaki sınavları erteledim..başka vukuat yok...

tüm öğretmenlerimizin ve blogger öğretmenlerimizin günü kutlu olsun...nice senelere...

15 Kasım 2009 Pazar

1.dönem 1.sı(yırma)nav zamanı

gene sıkı bir sınav dönemi.....bayrama stersli girmeyeyim diye bu hafta ve önümüzdeki hafta sınav yapacağım ....ama gel gör ki içimde ne bir heves ne de hal kalmış...elimde kağıt kalem,sınavları planlayacağım,beyin durmuş...çalış çalış diye komut veriyorum....no imput.....böyle bir cümleyi nerden hatırlıyorum,hatırlamıyorum ama beynim bu sinyali veriyor...bir iki saati boş boş ekran ve kağıtlara bakarak geçirdikten sonra zihin açıcı bazı nesnelerle hareketlenmeyi başardım...bu nesnelerin ne olduğunu açıklamam modelde kötü alışkanlıkları canlandıracağı için özenle yazı sahibi tarafından mimlenmiştir.....



pazartesi 5 sınıf için en az 10 grup hazırlamam lazım...test olsa 25 sorudan 250 soru yapar ki bu sadece pzt için.diğer günler cenzae çıkar evden....yaz boyu sınav stresimi tatlı tatlı özler dururdum.şimdi ise acı acı zorsunuyorum....bu gece aman sabahlar olmasın diyeyim kendime..



bu yazı tamamen yapacağını yapmamaya çalışan birinin oyalama yazısıdır....-mantıklı imlalı cümleler beklemeyin ne olur..aslı ne olur okuduğunda oh olsun,al istanbulu çal başına deme...inatla mutlyum bu şehride....gitmesem de gezmesem de vaktim kalmasa da boğulsam da seviyorum uleyyynnnn...



aklıma geldi yazayım da siz de gülün..ben o an çok gülmüştüm...öğrencilerle ölçme değerlendirmeleri çözüyoruz...doğru yanlışlarda bir öğrenci soruya yanlış diyeceğine yalaaannn diye bir bağırmıştı da eski türk filmi repliğiyle...iyi gevşetmişti beni...şu sınavlar bitisin de size son model sınav saçmalarını tarayıp göstereceğim...





neyse ben asıl konuma geri döneyim,sizde kısadan kopun bu sayfadan ....vesselam....







bu da bizim veletlerin veletlik devresinde çekilmiş bi pozları..ne kadar da bebelermiş yahuuuu...

09 Kasım 2009 Pazartesi

manane

yeni takıntımız bu...istemediği şeylere böyle deyip tersliyor beni..halbuki ağzımdan çok çıkan bir kelime değildir banane...öğrenmiş bir şekilde...

arzu ablamızın kızı senanın üç günden beri ateşi var...allah korusun,aklıma kötü kötü düşünceler uçuşuyor..allah ona şifa versin acilen...inşallah ...

ben de geçen çarşamba nihayet dr.a gittim bir türlü gelmeyen sesim için..maalesef korktuğum başıma geldi...ses tellerimde nodül oluşmuş.henüz önemli bir durumu yok ama ilerleyebilirmiş.konuşmayacaksın diyor dr,öğretmen olduğumu bile bile...bana marmara üni.hastanesinde olan ses terapisinden bahsetti...bakalım,bi araştırıcam...

cidden artık ders işlemek eziyet oluyor bana...üstüste 10 saat derse girmek pazartesi günleri özellikle zorluyor boğazımı.sanki sesim boğazımdan değil de kafa tasımdan çıkıyor..bugün konularda zaten ilerde olduğumdan kısa bir bölüm işleyip,aynı sınıfa olan ikinci dersimde konuşmadım,kitap okudum,onlar da gevezelik ettiler bol bol....bazı sınıflarımızın tavanları 6 mt.yi buluyor,işte sesimin katili bu sınıflar..içinde de en az 50 öğrenci varsa,seyreyleyin şenliği.....


dün dersane çıkışı dienara girdim,uzun zamandır ara verdiğim kitap okumalarıma çerezlik kitaplarla yumuşak bir başlangıç yapayım dedim.selim ilerinin kampanyadaki bazı romanlarını ,riyadın kızlarını,montessori metodu ile ilgili bir kitap bir de piaget'nin çocuğun gözüyle dünya sını aldım...aslıya da eksik gördüm,şarkılı iki kitap ve tudem yayınlarından üç kitap almış bulundum...aslında niyetim bir zamanlar çok severek dinlediğim nihavent isimli bir cd yi almaktı,cd yi buldum ama solistler farklıydı,aynı tadı bulamam diye almadım...hala arıyorum..



beynime bir oganizer yerleştirebilsem keşke..gördüğüm,düşündüğüm tüm fikirleri,işleri sıraya koyup gerektiğinde alarmını uyarısını yapan bir organizer...hatta sabah uyanmak istemediğimde saati sürekli 5 er dk ileri de alabilse...dışarıya uzanan eli kolu ayağı da olsa...yemeği bir koşu karıştırsa,tadına bakıp pişmişse altını kapasa....yolda salınarak yürüyen hımbıl insanları bir omuzla yolumdan kaydırıverse....


okul yollarında yürürken aklıma çeşit çeşit yazı geliyor,yazsam da unutmasam dediğim....ey organizer...bunu da ekle bir günüme de unutmayayım....bugün bunu da yazabildiğime şükür....